DENEMELER

Beklediğim Sadece Birazcık SAYGI

Güneşin doğduğu kızıl tepelerin ardından kıvrılarak gelirim çoğu zaman. Göklerden bereket olup inip yerle birleştiğimde; hayat olurum doğaya, sevinç, umut olurum insanlara. Nice medeniyetler benim kenarımda kuruldu. Tan­rı oldum çoğu inançlara! Altaylar’da, Toroslar’da estim insanların yüreklerinde.

Suyum ben!

Allah su gibi devlet versin.” “Su gibi aziz olsun” derler ya, iste O’yum. Medeniyet kokarım, kültür kokarım, benim toprağa yeşil rengi vermemle. Orta Asya’dan kopor gelir. Nevruz, atalarımın nal sesleri ile. Kış boyunca beyaz halimi görmüş gözlere, kardelen çiçekleriyle halaylara sunar dostluğu. Gelinliğin en güzelini giyen toprak, Güneş’e bir başka tebessüm eder. Çünkü; vereceği ürünlerin Ali’ye, Iraz’a okul, Fatma’ya kalem, çamurdan okula gidemeyen küçük ayaklara yol olacağını bilir 0…

Kelepçeler vurulur, barajlarda tutulurum. Torunlarına çorap ören ninelerin başucundaki kandillerin yerini alır, ışık olur aydınlatırım her yeri. Maniyim dilinde genç kızların, gergefinde nakış, iş umuduyum delikanlıların. Ben olduğum zaman terkedilmez baba ocakları, hasret mektupları azalır, akmaz anaların gözyaşları. İşim ben, aşım. Yıkılmış hastaneye duvar, ilacım çare bekleyen çocuklara…

Duayım ben!

Sanatım ben aynı zamanda. Şiirlere dökülmüş yürekteki bana olan hisler, destanlaşmışım. En güzel türküler yazılmış adıma, mavice, özgürce. Pınarbaşlarında yaşanmış efsanevi aşklar. Alev alev yanan gönüllerdeki ateşi söndürürcesine bir tasla ikram edilen serinliğim ben… Harman sonrası olan düğünlerde davulun, zurnanın sesi, vatan görevine giden askerin arkasından dökülen duayım ben…

Dönen değirmene kuvvet, dumanım fabrikalarda . Benimle oluşan çamurlara verilen şekillerde bir kültürün yansımasıyım. Kekik kokulu mutfakların baş aktörü benim yetiştirdiğim ürünler. Uçsuz bucaksız denizlerime ırk, renk ayrımı yapma­dan alırım insanları. Bir annenin nazik eliyle sunduğu gibi sunarım ülkemin kültürünü onlara. Anlayacağınız melodiyim ben dostluk ve barış şarkısında.

Temizlik imandandır” , yarışım ben imanın. Yaşamın başlangıcı, ölmek üzere olan insanın son arzusunun da ben olduğumu biliyor muydunuz?

Benim kanatlarım mavi, gözlerim Mezopotamya. İnsanlara olan sevgim Mevlanaca, Yunusça… Hamalıyım insanlığın, köprüsüyüm medeniyetin. İyi bir yaşamın, kardeşliğin halkasını oluşturmak için uzatıyorum ben elimi… Haydi! Siz de uzatın ellerinizi.

Beklediğim sadece birazcık SAYGI.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı