DENEMELER

Çocuklarımıza Yazık Etmeyelim

Hayatta en değerli varlığımız olan çocuklarımızı yetiştirirken büyük yanlışlıklara düşebiliyoruz. Onların gelecekte rahat etmesini, kimselere muhtaç olmamalarını istiyoruz. Düzenli bir geliri olsun, rahat bir çalışma ortamı olsun kısacası iyi bir meslek sahibi olsun diyoruz. Bunu yaparken çocukluklarını, anı yaşamalarını engelliyor bazen özgürlüklerini kısıtlıyoruz.

Çocuklarımızı çok sıktığımızı, oyun oynamaya ya da özgürce gezmelerine izin vermememizi eleştirenler olduğunda da cevaplarımız hazır.

“Ama biz onun rahatı için bunu istiyoruz.”

“Kesinlikle onun iyiliği için istiyoruz.”

Onları severken, onları düşünürken aslında onların yaşamlarını kontrolümüz altında tutmanın, bizim belirlediğimiz çizginin dışına çıkmamalarının yollarını arıyoruz. Onların yerine düşünüyor, onların yerine karar veriyoruz. Okuyacağı okulun seçiminden, ileri de yapacağı mesleğe kadar.

Tüm bunları bir araştırmacı ya da öğretmen olarak değil bir baba olarak yazıyorum. Bu yazıyı bir özeleştiri yazısı olarak düşünebilirsiniz. Toplumda görüp eleştirdiğim ne kadar olumsuz şey varsa bir bakmışım kendimi içinde buluyorum.

Kızım ödevlerini yaptın mı?
Bugünkü denemede kaç netin var?

Başkaları ile kıyaslama

Sonra daha can alıcı ve kendime en çok kızdığım sorulara sıra geliyor!

Cansu’nun kaç neti var?
Ahmet kaçıncı oldu?
Sen sınavda kaçıncı oldun?

Çocuğumun başarısını ölçerken, öğrendiklerinin neler olduğu değil de diğerlerine göre daha iyi olup olmadığı noktasına gelmiş buluyorum kendimi. Aslında hangi ders olursa olsun sınavlar için değil de kendi yaşamı için bir kazanım olması gerektiğini bildiğim halde Ayşe’den, Fatma’dan daha iyi olması yetecekmiş gibi geliyor. Arkadaşlarımla sohbet ederken “bizimki hiç ders çalışmıyor”, “ödevlerini hiç zamanında yapmıyor”, “hiç test çözmüyor, sizinki nasıl” gibi değerlendirmeler yapmaktan kendimi alamıyorum. Tabi ki hatalı bir davranış ve düşünce bu. Çocuklarımızı yarış atı olarak gördüğümüzün en büyük kanıtı da bu kıyaslamalar oluyor düşüncesindeyim.

Sadece zeka olarak gelişmelerini isterken duygusal zekalarını gözardı edebiliyoruz. Karşılaştığımız olaylar, izlediğimiz haberler yaşantımızda var olan gerçekleri onların nasıl değerlendirdiğini merak edip sormamız gerekiyor. Bunu yaptığımızda aslında gelecekleri ile ilgili kararları almalarında onların önlerini de açmış olacağız.

Onların iyiliği için onlar adına karar vermemiz gereken şeylerde olabiliyor tabi ki. Mesela çağımızın en büyük illeti cep telefonları ve sosyal medyadan çocuğumu olabildiğince uzak tutmaya çalışıyorum. İnterneti kontrollü olarak kullandırmaya çalışıyorum. Televizyon programlarını onların yaş düzeylerine göre ayarlamaya özen gösteriyorum. Bazen çok sevdiğim bir dizi ya da filmi onlara uygun olmadığı için izlemiyorum. Hafta sonları onlara güzel zaman geçirebilmeleri için bir yerlere gitmeye, ortak bir şeyler yapmaya özen gösteriyorum.

Sonuç olarak canımız, ciğerimiz, her şeyimiz olan çocuklarımıza iyi bir gelecek hayal ederken onlara yazık etmeyelim. Çocuklarını yaşamalarına, zamanın tadını çıkarmalarına da izin verelim.

Sağlıklı ve mutlu çocuklar yetiştirmeniz dileğiyle.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı